top of page

FEROZ ANKA
Yazar Hakkında
Felsefe, şiir ve anlam arayışı arasında bir hayat.

Yolculuğum, zeytin ağaçlarının rüzgârında başladı ve beni düşüncenin kuzey koridorlarına taşıdı. Ege’nin kadim kıyılarında, taşların, tuzun ve unutulmuş mitlerin yankısı arasında, içime ilk kez sessiz bir merak yerleşti. Bu merak beni hiç terk etmedi. Yalnızca dil değiştirdi.
Zamanla kendimi fizik denklemlerinin labirentlerinde ve dijital dünyanın kodlanmış mimarilerinde buldum. Yine de bir soru hep geri döndü; cevapsız kalmış bir duanın sabrıyla:
❝ İnsanın içinde duran o kırılgan sessizlik nedir?
Sistemlerle bütünüyle çözemediğim şeyi, dil aracılığıyla yoklamaya başladım. Dil aracılığıyla söyleyemediğim şeyi ise sessizlikte taşımayı öğrendim.
✦
🌿︎ Yolculuğun Başladığı Yer
Şimdi dağların sessiz bilgeliği altında yaşıyorum; bulutların yavaşça geçtiği ve dünyanın hâlâ içsel dinleyişe yer bıraktığı bir yerde. Orada, hakikatin hatlarını kelimelerle izlemeyi sürdürüyorum — sonuçlar olarak değil, açılımlar olarak.
Küçük bir kız çocuğunun gözlerindeki merak, bana her gün yeniden başlamayı öğretiyor.
Baba olmak, şimdiye kadar yazdığım en büyük şiirdir.

✦
✎︎ Neden Yazıyorum
❝ Bir çocuğa umutla bakabilmek, bütün kitaplardan daha kutsaldır.
— Feroz Anka
Hayatı açıklayarak tüketmek için yazmıyorum. Onun saklı nabzına yakın kalabilmek için yazıyorum.
Profesyonel yanımla sanatsal yanım uzun zamandır bir nehrin iki kıyısı gibi yaşıyor: biri analiz, yapı ve disiplinle; diğeri sezgi, içsellik ve ateşle biçimlenmiş. Birbirlerini iptal etmiyorlar. Birbirlerini tamamlıyorlar.
Yazmak, benim için yalnızca yaratıcı bir eylem değildir. Bir tanıklık biçimidir. Bazen bir cümle, açıklamanın ulaşamadığı yere ulaşır. Bazen bir parça, bir argümandan daha fazla hakikat taşır. Ve bazen metnin en derin satırı, bizzat sessizliğin kendisi olur.
Anka kuşu gibi, her düşünce bazen yanmak zorundadır ki daha hakiki bir şeye dönüşerek geri dönebilsin. O yanıştan sonra geriye kalan şey kesinlik değil, özdür.
✦
📖︎ Kitapların Taşıdıkları
Yazdığım her kitap, bir yanıştan geriye kalan küldür; her cümle, közden yükselen yeni bir sorudur.
Eserlerim iç yolculuklardan, felsefî düşünceden, şiirsel arayıştan, vicdandan, hafızadan, dilden ve modern hayatın kırıklarından geçer. Bazıları sessiz meditasyonlardır. Bazıları alegorik inişlerdir. Bazıları çağla yüzleşmelerdir. Ama hepsi aynı özlemden doğar: gürültünün, gösterinin, korkunun ve unutuşun altında hâlâ insana ait kalmış olanı bulmak.
Hakikat tek bir dile ait değildir; ruh, her tınıda sesini yeniden bulur. Bu yüzden eserlerim yalnızca metin değil, aynı zamanda geçişlerdir — bir iç ülkeden ötekine, bir sessizlikten ötekine.
✦
Okura Bir Not
Eğer buraya ulaştıysan, belki sen de yüksek sesle konuşmayan bir şeyi dinliyorsundur.
Sen yalnızca okumuyorsun. Hatırlıyorsun.
Her metin, bir bakıma bir hatırlatmadır. Her kelime içeriye açılan bir kapıdır. Ve eğer bu kitapların taşıdığı bir amaç varsa, o da sana dışarıdan bir yön vermek değil, zaten hep içinde seni bekleyen yönü fark etmene yardım etmektir.
Tek bir niyetim var:
yönünü bu kayıp çağda unutmuş olanlara pusula olmak.
❝ Ben yalnızca o sessizliğe küçük bir kapı aralıyorum.
bottom of page
